
araç kiralamak
Bir yand araç kiralama çevrecilik söylemleri ve küresel ısınmanın araç kiralama önüne geçme çabalan. Diğer yanda ise petrol fiyatlannın tırmanma eğilimi. Hal böyle olunca daha çevreci, daha ekonomik otomobiller konuşulur hale geliyor. Üreticiler de bu araç kiralama tablonun farkında olmalı; Uzakdoğulu, Avrupalı, isterse de Amerikalı olsun hemen her üretici ciddi paralar ve emek harcayarak çevreci ve ekonomik konseptler geliştiriyor ve bunlan kamuoyu ile paylaşıyor. Hatta bazılan bu koıiseptleri seri üretime sokup satışa bile sunuyor. Ne ilginçtir ki, yine bu üreticiler pahalı ve lüks araçlar da geliştirip satışa sunuyor. Görünen o ki bu noktada SUVlar vazgeçilmez haline geldi. Son yılların araç kiralama trendine bakılırsa çevrecilik ve yakıt ekonomisi söylemleri pek de etkili olmuyor gibi. Tüketici güçlü, hızlı, lüks ve gösterişli arazi araçlarını tercih etmeye devam ediyor. Neyse ki az da olsa bir etkileşim söz konusu. Eskinin devasa arazi araçlan yerini daha kompakt boyutlu modellere bırakmaya başladı. Ancak güç, lüks ve konfordan taviz vermeye hiç kimsenin niyeti yok. Sayfalanmıza konuk olan SUVlar işte tam da bu beklentiyi yerine getirmeyi amaçlıyor. Bir yanda Mercedes GLK ve diğer yanda Volvo XC6o. Bu iki otomobili aynı fotoğrafta birleştiren birkaç unsur var aslında. Bir kere her ikisi de lüks otomobil üreticisi tarafından geliştirilip üretiliyor. Öte yandan her ikisi de kısa bir süre önce sansa sunuldu. Üstelik her ikisi de var olan büyük hacimli bir SUVun küçük kardeşi niteliğinde. İtiraf etmek gerekir ki, Mercedes arazi araçları konusunda çok daha deneyimli bir üretici. Sonuç olarak Mercedes 1979 yılında G araç kiralama Serisi ile birçok üreticiden önce bu pazarda vardı. Çok daha sonraki yıllarda, 1999 yılında Mercedes ML Serisi ile bu sınıftaki ikinci aracı müşterilerin beğenisine sundu. Bunu 2006 yılında GL Serisi takip etti. Sayfalarımıza araç kiralama konuk olan GLK ise Mercedes’in dördüncü üyesi. Aslında bu açıdan bakarak Volvo’yu küçümsememek gerekiyor. Tamam, Mercedes kadar deneyimli olmayabilir bu alanda, ama yıllar önce AWD adını verdiği dört tekerlekten çeki şli binek otomobille İsveçlilerin kar ve buz üzerinde güvenle seyahat etmesini sağladı. İlk denemesini Vyo’in arazi paketine sahip türevi XC70 ile yapan Volvo sonrasında ise araç kiralama ile Mercedes ML’in karşısına çıktı. Buradan elde ettiği deneyimle ise XC6o’ı geliştirdi ve üretti. XC6o’ı geliştirirken sadece kendi ürün grubundan yararlanmakla yetinmeyen Volvo, aynı zamandabağlı olduğu Ford grubununbir başka kolu olan Land Rover’dan dayardım almış. Bunda araç kiralama da iyi yapmış. Sonuç olarak Land Rovertn sahip olduğu bilgi birikimi ve deneyim inkar edilemeyecek kadar önemli. Mercedes ise binek otomobil serisinde de kullandığı 4Matic isimli dört tekerlekten çekiş sistemini GLK’ya uyarlamış. Çekiş sistemi konusunda her iki araçta da herhangi bir araç kiralama eksilik söz konusu değil. Zaten kabul edilmesi gereken bir gerçek var; o da hiç ama hiç kimsenin bu araçlarla araziye çıkıp zorlu off-road parkurlarını geçmeye çalışmayacağı. Her iki arazi aracı da ömrünün büyük bir bölümünü asfaltta geçirecektir. Dört tekerlekten çekiş sisteminin gerçekten de gereldi olabileceği yegane ortam ise kar veya buz gibi kış koşullan.
Boyutlar neredeyse eşit





